fbpx

Şiddetin Sorumlusu Kim?

Şiddetin Sorumlusu Kim

Şiddetin Sorumlusu Kim

“Şiddet bir sonuçtur, sürecin iyileştirilmesi gerekir.

Süreci iyileştirmeyi amaçlamadığımız takdirde şiddete bir çözüm bulamayız.

Hiç birimiz şiddeti istemiyoruz. Ancak  şiddetin rol model yoluyla öğrenildiği gerçeğini unutmamalıyız. Mesela izlediğimiz diziler şiddeti doğallaştırıyor.

Kısaca; şiddetin bitmesini isteyen bir anlayışla hareket etmek gerek. Senaristlerin, edebiyatçıların, müzisyenlerin, yönetmenlerin, sosyologların, psikologların, doktorların, siyasetçilerin, ekonomistlerin, düşünürlerin bir araya gelerek yeni bir kurgu üretmeleri ve bu kurgunun temeli “erdemli insan” kurgusu üzerine inşa edilmelidir. Bu şekilde bir kurgu her türlü şiddeti önleyecektir.”

diyen Sosyolog Yazar Nimet Erenler Gülkökü, psiko-sosyal sürecin iyileştirilmesini amaçladığı GAYANNA kitabından yola çıkarak, aynı ismi verdiği GAYANNA SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ’yle seminerler vererek bu farkındalığı yaratmak için çalışmalarını gönüllü kadınlarla ve adamlarla sürdürüyor.

Şiddetin Sorumlusu Kim

Sözcü Gazetesi Kitap Eki | 20 Aralık 2019

GAYANNA kitabının öyküsü nedir? Kitabın çok insana ulaşmasını önemsiyorsunuz. Amacınız nedir? Nereye varmak istiyorsunuz?

Gayanna kitabımı kaleme alırken kültürümüzün, yaşadıklarımızın, acımızın, sorunlarımızın, çatışmalarımızın, içinde bulunduğumuz çağın dili olmasını amaçladım. Bu toplumun yaşadığı acılar ve koruması gereken değerleri olduğu inancıyla yola çıktım.

  • Duyguları güçlü ve yaşadığı toprakları verimli olan insanımız neden mutsuz?
  • Kadınlarımız ve erkeklerimiz neden uzlaşamıyor?
  • Mutlaka her gün karşılaştığımız kadın cinayeti haberlerinin kaynağı nedir?

Bir sosyolog ve aynı zamanda bir kadın olarak bir yerlerden benim de tutmam gerektiği inancıyla yazdım. Bu kitapta yer alan mottolarla hem sosyolojik hem fiziksel hem de ruhsal yönden bir iyileştirmeyi amaçladım.

Kitap, verdiği mottolarla, farkındalığı oluşturan ve benlik bütünlüğünü, özgüveni, kişisel saygınlığı, sağduyuyu, geçmişin deneyimlerini şimdide anlamlandırarak geleceğe taşıma fırsatı sunmaktadır.

Geleceği “İnsânlığa” armağan etmek isteyenlerin başarmasını yürekten diliyorum...

Bir Sosyolog olarak kitabınızda ve seminerlerinizde “KADIN İLK EĞİTMENDİR ve KADIN BİLİNCİ toplumu yönlendirir” diyorsunuz. Bunu biraz açabilir misiniz?

Kadındır ilk duygusunu çocuğuna aktaran.

Kadının duyguları onun koruyucu, kollayıcı, geliştiren, sevgisini yansıttığı ve yaşattığı en güçlü yönüdür. Eğer kadın, duygularını sağlıklı yaşayamazsa ve yorumlayamazsa yakıp yıkan, kendisine ve çevresine zarar veren birine dönüşmesi de söz konusu olabilmektedir. İşte bu nedenle kadının potansiyel gücü olan duygularını farkındalıkla yönetmesi, bilinçli olmasıyla çok ilişkilidir. Ayrıca kadının birçok alanda kendisini iyi tanıması, duyguları ve bilinçli düşünceleri ile aklını işletmesi, karşılaştığı sorunları sahip olduğu potansiyel gücüyle nasıl dönüştürebileceğinin farkındalığını oluşturması gerekir. Ve toplumun iyileşebilmesi için kadın bilinci, evrensel bir bilince taşınmalıdır.

Kadın bilinçlenirse ve geçmişten gelen tortularından arınırsa acılarımız diner ve daha erdemli bir insanlık anlayışına doğru tekâmülümüzü sürdürebiliriz.

Kitap, verdiği mottolarla, farkındalığı oluşturan ve benlik bütünlüğünü, özgüveni, kişisel saygınlığı, sağduyuyu, geçmişin deneyimlerini şimdide anlamlandırarak geleceğe taşıma fırsatı sunmaktadır.

Kadın İlk Eğitmendir

İsmini kitaptan alan GAYANNA SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ ile oldukça ses getiren seminerler düzenliyorsunuz. “Duyguların Dilini Anlamak” başlığı ve “Kadın İlk Eğitmendir” sloganıyla düzenlediğiniz seminerlerden bahseder misiniz?

Gayanna Sosyal Sorumluluk Projesinin ilk büyük lansmanı ve seminerini 24 Kasım 2019 öğretmenler gününde yine bu toprakların güçlü kadınlarından biri olan ve adına yapılan Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde verdik. Onur konuğumuz Sayın Adnan Özyalçıner oldu. Kendileri 38.Tüyap Kitap Fuarı’nın da bu yıl onur konuğuydu. Ve bu büyük lansmanın yapıldığı gün katılımcılara CBN Yayıncılık’ın sponsorluk desteğiyle Gayanna kitabımdan yüz adet hediye ettik.

Projenin ikinci büyük seminerini ise Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı verilişinin yıl dönümü nedeniyle her yıl Dünya Hakları Günü olarak kutlanan 5 Aralık’ta, Bergama Belediyesi’nin davetlisi olarak Bergama Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdik. Seminer günü Bergama Belediyesi’nin hediyesi olarak yüz adet Gayanna kitabı okuyucu ile buluştu.

Gayanna Sosyal Sorumluluk Projesi ekip çalışmalarımız ve belediyelerin katkılarıyla düzenlediğimiz diğer seminerlerle de şimdiye kadar yaklaşık 1.000 kişiye ulaştık. Sosyal mecralar üzerinden 3 milyon kişiye erişim sağladık. İstanbul Büyük Şehir, Beşiktaş, Büyükçekmece, Üsküdar Belediyesi ve diğer belediyelerle görüşmelerimiz sürüyor. Türkiye’nin her iline giderek kadınlarla buluşmayı ve farkındalıkla ilerlemeyi hedefliyoruz.

Düzenlediğimiz seminerlerin konusunu “Duyguların Dilini Anlamak” olarak belirledim. Çünkü, kadının en güçlü ve aynı zamanda en zayıf yönü onun duygularıdır. Kadın-erkek ilişkisinde duyguların dilini anlamak, ilişkinin sağlıklı bir zemine oturması için önemli bir adımdır. Bu dili anlamadığımızda sıklıkla; “Sen beni yanlış anladın, ben öyle demek istememiştim!” ifadelerine bu yüzden rastlarız.

Duygu bizim mayamızdır. Biz duyguları güçlü bir topluluğun üyesiyiz. Ve bizim en büyük sorunumuz duygularımızı yönetemiyor olmamızdır. Duygularımızı yönetmeyi öğrenirsek yaşama irade koyabiliriz. Ve işte o zaman birçok şey, biz nasıl istiyorsak öyle olacaktır.

Hala vaktimiz var. Her gün işlenen cinayetleri, tecavüze uğrayan masum çocukları, mutsuz kadınları ve erkekleri bu kötülüğün içinden kurtarabiliriz. Bunu el birliğiyle yapabiliriz. Sadece fırsat istiyoruz. Bu bilinci, farkındalığı, erdemi, benliği, insanlığı korumak, yaşatmak ve geleceğe taşımak için görevlerimizi yapmaktan yorulsak da vazgeçmeyeceğiz.

İşte Gayanna bu amaca hizmet için kaleme alınan kitaplardan biridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir