Dişi Enerjideki Kadın Gücünü Keşfetmek

Dişi Enerjideki Kadın Gücünü Keşfetmek

Dişi Enerjideki Kadın Gücünü Keşfetmek

Her kadın bir dişidir, ama her dişi bir kadın olamayabilir. Biyolojik potansiyel ile kadın olmak aynı şey değildir. Kadın olmak bir kavramdır ve kavramların derin anlamları vardır. Zaman, bedel ve emekle değer bulur.

Pozitif Dergisi | Sayı 2019/05 No:33

Bir kadının dişi yönü eğitilmemiş doğasının ham halidir. Bu yoz ve ham hali ruhsal bir farkındalığa taşınır, madde ile mana ilişkisi kurulur ise bu çerçevede olgunlaşarak ref olur (yücelir). Ve bu giderek soyutlaşan bir kavrama dönüşür. Yansımaları izlenir, yaşanır ancak kendisini açıklamak zordur.  Bu noktada dişi ve kadın yönümüzü tanımamız, her iki yönümüze dair bilinçli tercihler yapmamız önemli bir farkındalıktır. Çünkü aynı zamanda “Kadın ilk eğitmendir!” Toplumun bel kemiğidir. Kadın kendini bilmezse, doğurduğu çocukları sağırlaşıp körelir. Böylece toplum kendini bilmeyen insanları doğurur.

Bir kadın, içindeki dişil potansiyeli eğitemezse bu potansiyel gücü tutarsız, dengesiz ve kontrolsüz hareket eder. Dolayısıyla kendisine ve çevresine zarar verir.

Aynı zamanda libido dediğimiz bu dişi enerji kaynağımız yoz, saf ve tehlikeli bir enerjidir.

Bu enerji bizim ehlileşmemiş hayvani yönümüzdür. Aynı zamanda hayatta kalmak için ihtiyacımız olan enerji kaynağımızdır. Ve bu enerji salt bir dişi karaktere ait değildir. Bir erkek de dişi enerjiyi taşımaktadır. Sadece eril dişil arasındaki orantısal bir farkla dişil karakterde biraz daha fazladır.

Libido enerjisi mistik felsefede kundalini enerjisi olarak tarif edilir.

Kundalini enerjisini çakralar üzerinden yukarıya yani zihne taşımanın önemi, bu enerjiyi libidoya hapsetmemek orada tüketmemek içindir.  Ve en önemlisi de bu enerjiyi zihne taşıyarak yukarısı ve aşağısıyla bağ kurmaktır. İşte bir kadının gerçek gücü bu enerjiyi yukarıya taşıdığı ve bunu başardığı zaman ortaya çıkacaktır.  Mucize dediğimiz şeyler tam da bu safhada mümkün olmaktadır. Buna inanabilirsiniz.

İnsan aceleci davranmamalı, zira her şeyin bir yapılanma ve olgunlaşma süreci vardır. O nedenle sonucu hemen beklemeyin. Yükseliş birdenbire olmaz. Yaptıkça insanın anlayışında ve kavrayışında seviyeler oluşur ve bu seviyelere göre insan yukarı doğru tırmanır. Eğer bir dişi, enerjisini eğiterek yukarıya çıkmasına fırsat vermiyorsa içgüdü; yalan-yanlış dürtülerle, onun-bunun etkisiyle kendi bilincini devre dışı bırakarak hareket eder. Başkalarına tabi olur. Ve bir dişi kendini eğitmez ve dişi olarak kalmakta ısrar ederse; kendisini değersiz hisseder, harcanır, yıpranır, eğilir, üzülür ve acı çeker.

Kadın hem kendi doğasını tanımalı hem de bu doğasını yönetmeyi öğrenmelidir.

Öğrenmelidir diyorum, çünkü eğer kadın kendisini tanımazsa dış uyaranların kucağına düşer. Ve kim ne derse onun doğru olduğuna inanır, kendi öz varlığını devre dışı bırakır. Kendisine yabancılaşır ve özünden uzaklaşır. Özünden uzaklaştıkça kendi hariç başka yerlere doğru çekilir. Özünü unuttukça güvensizlik, korku, kaygı gibi negatif duygulara yaklaşır. Bu negatif duygulardan kurtulmak ve varlığını sürdürebilmek için çevresindeki insanlarla ve diğer unsurlarla kavga etmeye başlar. Hırs, nefret, öfke, intikam, yalan ve ihtirasla daha da tehlikeli hale gelir.

Kadının içinde bulunduğu bu psikososyal süreç kadınları iki ana gruba bölmüştür;

Birinci gruptakiler; dişi gücünü kullanarak hemcinsini rakip gören, onu baskılayan, entrika, yalan, ucuz kurnazlıklarla çıkarlarını koruyan, dişi yönlerini öne çıkaran ve ihtiraslarının peşinde olan kadınlardır. Yeteneklerini ucuzlatan kadın grubuna girerler. Kısa vadeli düşündükleri için hep kaybederler.

İkinci guruba giren kadınlar ise; rekabete tenezzül etmeyen, kendine güvenen ve dişi yönünü ehlileştirmiş, yeteneklerini insanlığın hizmetine sunan dürüst, üretken ve onurlu kadınlardır. Uzun vadede kalıcı ve itibarlıdırlar.

Peki, bir dişinin kendisini kadın bilinci eşliğinde ve oradan da kadın kavramına taşıması için ne yapması gerekir?

En önemli başlangıç bir şeylerin eksikliğini fark etmektir. Değişime ve dönüşüme açık olmaktır. Hazır olmak ve istemektir.

Her dişi bunu başaracak potansiyele sahiptir. Dolayısıyla sorunun farkına varılması ve bunun üzerine eğilmesi sağlıklı bir gidişata olanak verecektir. Sorunların kendini belli ettiği bazı haller vardır.  Bunlardan bazı örnekler verecek olursak;

  • Eğer kendinizi sevmiyorsanız bir sorun var demektir.
  • Kendinizle barışık değilseniz,
  • Aynaya baktığınızda kendinizi beğenmiyorsanız bir sorun var demektir.
  • Sürekli huzursuz, gergin ve olumsuz duygular taşıyorsanız kesinlikle bundan kurtulmayı düşünmelisiniz.
  • Ne giyseniz yakıştıramıyorsanız bir sorun var demektir.
  • Durup durduğunuz yerde içinizde bir huzursuzluk duygusu oluşuyorsa çözülmesi gereken bir durum var demektir.

Sorunlar çoğu zaman size ait değildir, size yüklenmiştir. Ve siz farkında olmadan bunu üzerinize giymişsinizdir.

Şimdi şöyle bir düşünün; acaba tutum ve davranışlarınızın ne kadarında siz varsınız?  Çoğunun size ait olmadığını ve en yakınınızda olanlardan anneniz, babanız, eşiniz, arkadaşınız veya gördüklerinizden etkilenerek öğrenmiş olduğunuzu göreceksiniz.  Yeter ki size ait olmayan bu olumsuz duygu ve düşünceleri üzerinizden atmayı talep edin. Hissederek samimiyetle bunu talep ettiğinizde bilinçaltınız bu mesajı alır ve siz günlük yaşamınızı sürdürürken bilinçaltınız bu sorunun cevabını aramakla meşgul olur. Dolayısıyla siz yeter ki isteyin, olumsuzluklar mutlaka düzelecektir. Ve hem öyle bir düzelir ki, bundan büyük sıçramalar, farkındalıklar elde ettiğinizi yaşarsınız. Yeter ki libidoyu kendi haline bırakmayın. Çünkü libidoyu kendi haline bıraktığınızda o kendi bildiği gibi yalan yanlış seçimler yapar. Sebebi muhakeme yeteneğinden yoksun olmasıdır. Muhakemeyi yapan farklı bir yetimizdir. Ve bu yeti farkındalıklı olan bilişsel yönümüzdür.

İnsanın en olumsuz süreçleri aynı zamanda en çok sıçrama yapabileceği anlardır.

İnanın ki, kötülükler ve iyilikler bize çok şey öğretir. Kendi gücünüze inanın. Kendinizi sevin ve başkasının size değer vermesini beklemeyin! Kendinize, kendiniz değer verin.

Yaşam seçimlerden ibarettir.

Kadın olmayı seçtiğinizde zorlanırsınız ama sağlamlaşırsınız, eğilseniz de kırılmazsınız. Dimdik ayaklarınızın üstünde durup başarınızın onurunu yaşarsınız. Ve uzun vadede kalıcı ve itibarlı bir karakter olursunuz.*

Nimet Erenler Gülkökü
Sosyolog-Zen Eğitmeni- Yazar
*Kadın bilinci hakkında daha fazlası, kaleme aldığım GAYANNA adlı kitabımda..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir